7 Aralık 2011 Çarşamba
Şarap
Hadi bir şeyler tadalım diyen sendin.Hadi havayı tadalım , suyu tadalım , güneşi tadalım , yaşamı tadalım , ölümü tadalım .. Tatmamız gereken sadece bir kadeh şaraptı belki de.Biraz hoşlanıp sevmek için bir kadeh şarap ama tüm bu tavsiyelerine rağmen faaliyete geçmek için hiçbir çaban yoktu.Zaten başından beri böyleydin sen.Otururduk saatlerce karşı karşıya.Konuşmadan dokunmadan gözleri kırpmadan hatta belki de nefes bile almadan.Şarabı sen isteseydin zahmetsizce içebilirdik aslında birbirimizin dudaklarından.Zahmete ne hacet.Dönüp dönüp arkandaki koca yelkovanlı saate bakıyordun.Sahi birini mi bekliyordun şarabı içmek için ?Amaan neyse zaten mantık arama sözlerimde.Çünkü kelimelerim anlamını yitireli oluyor birkaç yüzyıl kadar.Sahi sen de şarabı anlamsız bulduğun için mi içmedin?eğer öyleyse sana bişey diyemem:Şarap sen de bir hatıra bırakmadıysa bu senin suçun olamaz değil mi? Belki de kokusunu sevmedin ? İnce ıstırap kokar derdin.Bu yüzden mi içmedin şarabı sen?Belki de rengini sevmedin.Kan kırmızısı der dururdun.Sen vejeteryan bir vampir misin yoksa? Yok yok sen kesin şarabı sevmedin ama olmaz ki şimdi şarap ruhtur.İçersin ve kendine gelirsin.İçersin ve beni görürsün.Belki de beni görmek istemediğin için içmedin sen şarabı?Çok kabasın gizli özne çok.Halbuki şarap seni ne çok severdi.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder